Devlet denen mendebur kurumun bize getirdiği insanın yaşamını kolaylaştırmak yerine eriterek bitirme planlı sisteme bürokrasi denir. Devletimiz yanlışlıkla bu yazıyı okursa bir düşünsün, şu bürokrasi binalarını niye aynı çevreye yapmazsınız? Sanki aralarında 50 metre olsa ne değişir 10 kilometre olsa ne değişir? Beni yormanıza değer mi?
Ama asıl anlatmak istediğim bu değil.
Bunun kendi deneyimlediğim bazı kolları var.
1-SSK
GSS prim borcunu ödemek için evimden yürüyerek 1 saat uzaklıktaki SSK 'ya gittim. Tam öğle arasına denk geldim ki memurlarının daha fazla yattığını görmek istediğimden bahçesinde oturdum. Bürokrasiyle ilgili tek güzel anım güzel bahçesi olması herhalde. Neyse.
3 danışma 2 gişeye sorduktan sonra ödemem gereken yeri buldum, yaz sıcağında SSK 'da bekleyen benden önce fiş almış 80 kişiyi gözlemledim. Öğle tatili bitmesine rağmen açılmayan gişelerle 80 kişilik sıra 1 saat içinde bitti. Artık öğrenci belgesi istemiyorlarmış, zaten devlet benim öğrenci olduğumu sistemine eklemiş. Bunun için teşekkürler. Önceki borcumu SSK almadığı için gişedeki 'bayana' nereye yatıracağımı sordum. Verilen cevap bürokrasiydi: "Bank Asya hariç her bankaya yatırabilirsin." dedi. Bunu siyasi olarak irdelemek istemiyorum ama her kurumun her "cemaatin" zor durumları olur. Banka hala işlevini yerine getirebilirken "oraya yatırmak yasak" yaftası beni çok kırdı. Kahrolası bürokrasi.
Ayrıca 1 otopark girişi 1 yaya girişi ve 4 otopark asansörü olan bir kurum SSK. Tek çıkış olduğu için fazladan 100 metre yol yürüdük. Kahrolası bürokrasi.
2-Adliye
Burada bürokrasinin değil polis terörünün işlediğini gördük. Özel mi yoksa devletin mi bilmediğim "erkek" güvenlik görevlilerine rastladık. Dedektörden veya adı her neyseden geçerken anahtar ve bozuk paralarımı çıkarmadığım için ötmeye başladı. Bununla ilgili şikayet ederken polislerden biri beni aramaya başladı ve "sadece elletmek isteyenler çıkarmaz" tarzı bir imada bulundu. Aslında tam adliyedeyken gidip tacizden şikayet et orospu çocuğunu diye içimden geçirdim ama olsun. Oradan da sabıka kaydını aldık. Bilmeyenler için sıra fazla hızlı ilerleyebiliyor, dikkat edin. Arkadaş sırasını kaçırdı mal gibi beklerken. MAL. Ayrıca kürtleri de oraya almamaları gerek. Anlatmayacağım bunu.
Kanını karını şerefini sikeyim orospu evladı güvenlikçi.
3-Kaymakamlık
Ardından kimlikle ilgili bir olay için 1 saat kadar yol yürüyerek kaymakamlığa vardık. Kaymakamlıkta ben işimi hallettim ancak my daha oy veremeyen friend 18 yaşını doldurmadığından istediği belgeyi alamadı. Çok şey farkediyor çünkü doğum gününe 20 gün olması.
Benim de belgem için üst kata çıktık. Gelir bordrosu sanırsam tam belge adı, onu istemiştim. Adamın dediği daha komik: babanın emekli maaşını belirten belgeye ihtiyacım var.
Devletin SSK isimli bürokrasi kurumunun babama verdiği maaşı devlete bildirmemi istediler. Bu gerçekten günün en komik bölümüydü. Çünkü devletin kendi verdiği belgeyi devlete geri vermemi istiyorlar, zaten devlette olan belgeyi. Ama bürokrasi. Tartışmıyorum.
Bir günümü sadece boktan belgeler ayırmak güzel geldi. Gerçekten çok rahatlatıcı oluyor.
Görüşürüz.
Efkarlıyken gelen edit:
İndigo - Sevmez Ki
İndigo - Zeki Misin Sanıyorsun
"Üstelik vergi veriyorken hayat boyu
Kendi diktiğim köprüden geçtim üste para verip."
Bürokrasiyle kalın.
Sabah 8 akşam 5 çalışıp tanrı olmak isteyenlerin mekanı. Köylülerin vazgeçilmez adresi.
21 Ağustos 2015 Cuma
8 Ağustos 2015 Cumartesi
Bir fantezi olarak Alman Yahudileri 'ne "Survivor" izletmek -2
Demin birkaç paragraf bir şey attırmıştım buraya ama sildim. Sorun değil. Saat daha erken.
Geçen gün malum bir konudan doktora gittiğimde "Bana bu sene içinde izlediğin tüm dizileri say." dedi. Sayamadım çünkü malum konu. Ben de buraya sayayım dedim.
Şimdi Seinfeld ve Curb Your Ent. (Hala doğrusunu bilmiyorum.) var. Ardından 30 Rock izledim, The Good Wife izledim, Always Sunny in Philadelphia var. 3 sezon That 70's Show izledim. Şimdi True Detective izliyorum arada eski dizilere de devam ediyorum. Bir yerlerde eksik parça var. Beni tanıyan biri varsa doldursun lütfen. Neyi unuttuğumu çözemedim.
Bu arada geçen sene bir hastalığım vardı o da geçti, anti-medikal yaşama devam ediyorum ama bu da benim sorunum.
Şu şarkıyı dinliyordum geçen gün. Geçen gün dediğim ardımızda bıraktığımız dünden bahsediyorum, 31 dakika öncesi şuanda. Ben her zaman hissettiğim için zamanın önemi yok. Arkadaşıma attım, "çok eski kulak tırmalıyor." dedi. Bence öyle değil dedim. O kadar. Soğuk bir kış akşamında dinlesem titreyerek ağlardım. Şimdi de yaparım aslında da, uzun iş buzlukta yer edinmek.
Aslında hayatım komedi çevresinde şekilleniyor ancak ben nedense şu depresiflikten kurtulamadım. Bulayım da bir sevgili kurtulayım!
Olay böyle değil aslında ama toplum yargıları. Ya napacaydın?
Geçen gün malum bir konudan doktora gittiğimde "Bana bu sene içinde izlediğin tüm dizileri say." dedi. Sayamadım çünkü malum konu. Ben de buraya sayayım dedim.
Şimdi Seinfeld ve Curb Your Ent. (Hala doğrusunu bilmiyorum.) var. Ardından 30 Rock izledim, The Good Wife izledim, Always Sunny in Philadelphia var. 3 sezon That 70's Show izledim. Şimdi True Detective izliyorum arada eski dizilere de devam ediyorum. Bir yerlerde eksik parça var. Beni tanıyan biri varsa doldursun lütfen. Neyi unuttuğumu çözemedim.
Bu arada geçen sene bir hastalığım vardı o da geçti, anti-medikal yaşama devam ediyorum ama bu da benim sorunum.
Şu şarkıyı dinliyordum geçen gün. Geçen gün dediğim ardımızda bıraktığımız dünden bahsediyorum, 31 dakika öncesi şuanda. Ben her zaman hissettiğim için zamanın önemi yok. Arkadaşıma attım, "çok eski kulak tırmalıyor." dedi. Bence öyle değil dedim. O kadar. Soğuk bir kış akşamında dinlesem titreyerek ağlardım. Şimdi de yaparım aslında da, uzun iş buzlukta yer edinmek.
Aslında hayatım komedi çevresinde şekilleniyor ancak ben nedense şu depresiflikten kurtulamadım. Bulayım da bir sevgili kurtulayım!
Olay böyle değil aslında ama toplum yargıları. Ya napacaydın?
Kaydol:
Yorumlar (Atom)