21 Ağustos 2014 Perşembe

Aşk, özgürlük ve kısıtlayıcı yobazizm. (Amerika 'da böyle değil!)

  Officer and Gentleman filmini birçoğunuz izlemişsinizdir. Bizim adamlarımız subay olmak için orduya giriyor şimdi, eğitim ama ne eğitim çok zor. Ardından baş roldeki adam ve en yakın arkadaşı 2 kızla tanışırlar. Zaman geçer, baş rolün sorunu olmasa da arkadaşı eğitimin onu zorladığını düşünür ve bırakır. Sonra gidip sevdiği kıza der : "Bebeğim, ben orduyu bıraktım, seni de şehrime götüreyim orada kıt kanaat geçiniriz." Ama kız çulsuz adamı ne yapsın de mi? "Ben subayla evlenecektim, fakir adamla işim olmaz."  der ve gider. Sonra çocuğu bırakır. Şimdi mantıksal veya duygusal olarak kızın tavrını değerlenmek istersem objektif olmaz. Diğer bir örneğe geçelim.

------- spoiler---------
Çocuk intihar ediyor.
------- spoiler---------

  Bir erkek modeli düşünün. liseyi bile bitirememiş, hadi kazara bitirmiş, hatta kazara ucundan bir üniversite tutturmuş ama orada da baltaya sap olamadan geçen bir erkek tipi. Barlarda gitar çalıyor. Tek işi günü kurtarıp geceyi güzel geçirmek ve yarına uyanmamak.
  İkinci bir erkek modeli düşünün. Liseyi başarıyla bitirmese de azim etmiş, üniversiteyi okuyup hayırlısıyla bir işe atılmak isteyen insan.
  Size 2 tane erkek modeli soruyorum, zorlama olmazsa son cevap her zaman kızlara ait olduğundan, kızlara soruyorum bu soruyu. Eğer kız değilseniz empati gerek az biraz.

  Eyyy sen hayatının baharında yüzen genç kız. Hangi erkek modelini seçmek istersin?

  Çoğu kişi mantıken ikinciyi seçse de, kızların %80 'i gitarcı arkadaşı tercih edecektir. Popülerite, görünüş, sosyallik ister çünkü genç insan. Gelecek, banliyö de bir avlulu ev istemiyor. Manipüle etmek istemiyorum ancak neden tercihiniz böyle? Tamam herkes özgür, seçimlerde, duygularında ve ruhunda. Ancak ne gerek var kuzum diye sormak gerekiyor bu insanlara. 

  İnsanların zevklerine karışmak olarak da düşünülebilir ya da kadının kendini mantık olarak pazarladığına kafa yorabiliriz. "Şahsen" ben kız olsam böyle yapardım. Bugün açık uçlu olmayan kimse aşk evliliği yapmıyor çünkü. Neden?

  AŞK EVLİLİKLERİNİN %43 'Ü 2. YILDAN ÖNCE BOŞANIYORLAR, GERİ KALANLARININ EVLİLİKLERİ DE SIKICI GEÇİYOR.
Oranlı verip büyük harfle yazınca daha inandırıcı oluyor. TÜİK şu sıralar ne işler peşinde bilmiyorum ama bana kanıt lazım.
  
  Şimdi bunu okuyan özgürlükçü insan diyecek, ben insanların mantığında seçimlerimi, hatta insanları yönlendirerek başkalarının seçimlerini engelliyorum. Ben baskıcı, hatta yobaz bir insan mıyım?

   Hayır kısıtlama falan YOK! Ben sadece kriter koyuyorum, gelecek kriteri. fiziksel, manevi kriterlerden sonra beynin en büyük rolü oynadığı kriter bu işte.
Kendi yolumu çizmek için sizlerden yol istiyor bile olabilirim. Kimin gelecekte nolacağı belli olmuyor sonuçta.

Dipnot:
http://www.radikal.com.tr/yeniakil/turkiye_evlilik_oncesi_sekse_hayir_diyor-1208185 şöyle bir olay da var, benim bu fikirlerimin kısıtlayıcı olduğunu söyleyebilcekler, Türkiye 'nin kafası hakkında neler düşünüyor?

20 Ağustos 2014 Çarşamba

Mastürbasyondan geldim, ellerimi yıkamadım.

  Geçen gün arkadaşımla ayıptır söylemesi dondurma hakkında konuşuyorduk. Ben kendi yobaza yakın fikirlerimi savunurken o çok güzel bir noktaya parmak bastık. İnsanların porno izleyerek zevk alması.

  Yıllardır düşünüyorum bunu. Cidden şu mastürbasyon olayı hakkında yüzlerce fikrim var ancak en gelişmişi bu sanırsam. adamın biri var, kadını beceriyor. sen izleyerek zevk alıyorsun. bu bize dayatılan şey. Adamlar götürecek, sen onun götürdüğünü izleyebilme hakkına sahipsin sadece.

  Seçim döneminde aklıma (diğer insanlar da böyle düşünüyormuş) şu soru takılırdı hep: Hayatı boyunca uçağa binecek paraya sahip olmayacak insan, neden 3. Havalimanına seviniyor?

Zengin adam yapıyor, cukkayı cebe indiriyor.
Biraz daha az zengin adam uçağa biniyor.
Biraz daha azdan daha az zengin adam hava limanına gidip "mimariye bak be" diyor.
Fakir adam ise hava limanı açılışında bayrak sallıyor. 

  Bu olayın kaybedeni yok. Kazananı var, üzüleni-sevileni var. Günlerce ağlayanı var. Ama kaybedeni yok. Yazının erotizm içererek başlaması her ne kadar dokunaksız olsa da çok duygusal bir noktaya değineceğim.

Zengin adam : Porno yapımcısı
Orta sınıf : Porno oyuncusu
Fakir adam : Evinde mastürbasyon yapan adam
Bizler : "Bunu izlemekten ne zevk alıyorsun" diyenler.
 
  Dediğim gibi kaybedeni yok ama üzüleni var. Hangisinde olursan daha zeki, daha mutlu, daha temiz vicdanlı olabileceğimiz büyük bir tartışma konusu. Ben bulunduğum konumdan mutsuzum. İnsanlar sanıyorlar ki çok mutlu herkes konumundan. Hayır, sadece zorunluluk veya şartlardan kaynaklanan pozisyonlardayız. İçimiz içimizi yese de, katlanıyoruz. Katlanmaya devam edeceğiz.